5 Şubat 2010 “Paratiritis” T.C. Başbakanı Danışma Kurulu Üyeleriyle Görüştü
“Türkiye Başbakanı Erdoğan, geçen gün Danışma Kurulu üyeleriyle görüştü. Görüştü derken, telefonla yapılan görüşmeden bahsetmiyoruz tabii ki… Ankara’ya giden bir heyet, Erdoğan’ın yanı sıra aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin yeni Başkanı Çavuşoğlu gibi bir dizi Türk yetkiliyle de görüşmeler yaptı.
Sözkonusu görüşmenin gizlilik gibi bir amacı olmadığı, ‘Anadolu Haber Ajansı’nda yer almasından anlaşılıyordu. Görüşmenin, Papandreu’nun Strazburg’daki konuşması ve Avrupa Konseyinde azınlıkların haklarının ihlal edilmesiyle ilgili karardan bir hafta sonra gerçekleşmesi, zamanlamanın hiç de tesadüfi olmadığını gözler önüne seriyor. Bu durum, Ankara’nın bu alandaki faaliyetinin önümüzdeki günlerde artış göstereceğini ortaya koyuyor.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre Erdoğan bir saat kadar süren toplantıda Batı Trakya ‘Türklerinin’ yaşadıkları sorunları dinlemiş. Aynı kaynak, diğerlerinin yanı sıra, derneklerin ‘Türk’ sıfatını kullanamaması sorununun dile getirildiğini belirtiyor. Meşhur ‘Danışma Kurulu’ Başkanı ve İskeçe sözde Müftüsü Ahmet Mete, TBMM Başkanına hitaben yaptığı konuşmada, ‘Yunanistan’ın kendilerini Türk olarak kabul etmediğini’ söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
‘Batı Trakya’da Türk olarak yaşamaya çaba sarf eden 150.000 Müslüman Türk’üz. Türkiye’den aldığımız güçle ve kendimizde olan özgüvenle biz bugüne kadar orada var olduk, bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz.’
‘İskeçe Türk Birliği’ Başkanı Mehmet Hacıhalil de ‘Yunanistan’ın AİHM’nin derneklerin isminde ‘Türk’ sıfatının kullanılması konusunda aldığı karara rağmen herhangi bir şey yapmamasından’ dem vurdu. ‘Danışma Kurulu’ heyetine, Gümülcine sözde Müftüsü İbrahim Şerif’in de katıldığını belirtelim.
Batı Trakyalı temsilciler, resmi davetli olarak iktidar partisi AKP’nin Meclis grup toplantısına da katıldı. Anılan temsilciler, Türk gazetelerine verdikleri demeçlerde, Yunan tarafının Müftülerin göreve gelmeleriyle ilgili üzerinde çalıştığı senaryo hakkındaki görüşlerini de dile getirdiler. Yunanistan, Müftülerin kazai yetkilerinin kaldırıldıktan sonra tayinle değil, seçimle göreve gelmeleri konusunu inceliyor.
Türkçe yayımlanan basında ‘seçilmiş Müftü’ olarak söz edilen Ahmet Mete, bahsekonu yetkilerin kaldırılmasına (bazı görüşlere göre bu durum, Ankara’nın da istediği gibi göreve gelmelerinin şeklini değiştirecektir) karşı olduğunu ve sözde Müftülerin kazai yetkilere sahip olarak tanınmalarını istediğini gözler önüne serdi.
Ancak en ilginç husus, geçmişte vatandaşlıktan ıskat edilen 64.000 Batı Trakyalıya Yunan vatandaşlığının iadesi talebinin yinelenmesiydi. Bahsekonu kişiler, Yunan Vatandaşlık Kanununun artık kaldırılan 19. maddesinin uygulanması nedeniyle vatandaşlıktan çıkarılan ‘haymatloslardır’.
Başka devletlere gitmeyip Türkiye’de kalmaya devam eden bazı haymatloslara vatandaşlıklarının iade edildiği doğrudur. Ancak vatandaşlıklarının iade edilmesi talep edilen rakam son derece büyüktür. Böyle bir talebin karşılanması ihtimal dahilinde değildir; zira gerçekleşmesi durumunda, hassas bir bölge olan bölgemizdeki nüfus yapısı müthiş bir şekilde değişecektir.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, kendi ifadesiyle ‘soydaşlarının’ sorunlarını dinledikten sonra, ‘Batı Trakya Türkleri’ne tam destek verdiğini belirtti. Şahin, ‘Türkiye’den hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları konularında yeni adımlar atılması isteyenlerin kendi vatandaşlarının sorunlarına çözüm getirmemesinin bir çelişki olduğunu’ dile getirdi.
Sorundan soruna fark vardır tabii ki… Adıgeçenin, ülkemize ders vermezden önce Başkanlığını yaptığı Meclisin üyelerinin davranışlarını denetlemesi yerinde olacaktır. Yunanistan veya diğer Avrupa ülkelerinde de gerginlikler olabilir, ancak milletvekillerinin aralarındaki sorunları tekme tokat birbirlerine girişerek çözmek şeklinde bir adeti yoktur. Oysa TBMM iki gün önce boks ringine döndü…”
|