26 Ocak 2010 “Eleftheri Thraki” Türk Başkonsolosluğunun Gümülcine’den Uzaklaştırılması Talep Ediliyor
“TOPLANAN İMZALARLA HÜKÜMETE BASKI
-Dedeağaç’ta, Türk Başkonsolosluğunun Trakya’dan çıkarılması amaçlı etkinlik.
Trakyalı bir grup vatandaş, Türk Başkonsolosluğunun Gümülcine’den uzaklaştırılmasını talep ediyor. Bahsekonu kişiler, Başkonsolosluğun kuruluş amaçlarına hizmet etmediğini görüşündeler.
Sözkonusu etkinliği düzenleyenler, Başkonsolosluğun eskiden varlık amacının Türkiye’ye gitmek isteyenler için vize düzenlemek olduğunu, ancak vizenin kaldırılması nedeniyle Gümülcine’de faaliyet göstermesinin ve üstelik 20 memur istihdam etmesinin hiçbir gerekçesinin kalmadığını dile getiriyorlar.
‘Antifonitis’ gazetesi sahibi Kostas Karaiskos, yaptığı konuşmada aşağıdaki hususlara yer verdi:
‘Girişim, Başkonsolosluğun kapanması gerektiğini düşünmektedir. Ne var ki, durumun buna elvermediği yönündeki itirazları ve gerekçeleri kabul ediyoruz. Açıldığı yıl olan 1923’ten günümüze kadar olan faaliyetleri, bize, Başkonsolosluğun kapatılması yönündeki çağrımızı yinelemekten başka bir çare bırakmamaktadır.
Vize artık kaldırılmıştır; dolayısıyla Başkonsolosluğun alışılagelmiş görevinin bazı girişimcilik konularına kolaylık sağlamak veya kültürel bağları güçlendirmek olduğunu varsayarsak, bu durum istihdam edilen personel sayısını ve bütçesini mazur göstermemektedir.’
Karaiskos’un ifadelerine göre Başkonsolosluğun yıllık bütçesi 20 milyon Euro’ya tekabül ediyor; bahsekonu meblağ, sadece seyahat vizesi verilmesi için son derece yüksek bir meblağdır.
Başkonsolosluğun kapatılmasını talep eden vatandaşlar, kapatılmasa dahi faaliyetlerinin sınırlanmasının da kendilerini tatmin edeceğini dile getiriyorlar.
‘Konuyla ilgilenen herkes, ister Dışişleri Bakanı, ister PASOK veya YDP’nin dış ilişkiler konularına bakan kişileri olsun, aynı ifadeleri kullandı. Biz, zaman zaman siyasetçilerin dile getirdiklerini, ekonomik ya da siyasi açıdan hiçbir çıkarımız olmaması nedeniyle bir kez daha vurgulamaktan farklı bir şey yapmıyoruz.’
Girişim üyelerinin, Başkonsolosluğun Trakya’dan uzaklaştırılması için Trakya’da bir imza kampanyası başlattıklarını, ancak kararlı bir Yunan Hükümeti olmaması nedeniyle herhangi bir ilerleme beklemediklerini de belirtelim.
Toplantıda bir konuşma yapan Sebahattin Karahoca ise aşağıdaki hususları dile getirdi:
‘Başkonsolosluğun kapatılması, sorunu tamamen çözmeyecektir. Sorunu sadece kararlı bir Yunan Hükümeti çözebilir, ancak maalesef şu an böyle bir hükümet yoktur. Bizim bu imza kampanyasıyla yaptığımız son derece önemlidir. Bu girişim, tamamlamaları umuduyla çocuklarımıza bıraktığımız bir mirastır.
100.000 imza toplasak bile Başkonsolosluğun kapatılması için hiçbir Yunan Hükümetini harekete geçiremeyeceğimizi biliyoruz. Ancak, bu, Başkonsolosluğun faaliyetlerinin üzerine ciddi bir biçimde eğilmesi için Hükümete dolaylı yoldan yapılan bir baskıdır. Ya da başka bir deyişle, uzun zamandan beri Başkonsolosluğun kendilerine savaş ilan ettiğini haykıran ve bugün yapılandan iyi bir sonuç alınacağını düşünen Pomakların sesine kulak vermesini amaçlayan bir harekettir.’
Azınlığın bu konudaki tutumu ise kişilere göre değişiyor. Sebahattin Karahoca, çok sayıda Müslümanın da Başkonsolosluğun kapatılması yönünde imza attığını belirtiyor:
‘Fanatik bir şekilde Türk olduklarını söyleyen çok sayıda Pomak var, ancak farklılığı destekleyen, farklı bir kültüre sahip olduklarını belirten ve Pomak olduklarını ifade etmekte beis görmeyen Pomaklar da var.
Başkonsolosluğun varlığının isabetli olduğunu gerekçelendirebilecek insan olduğunu sanmıyorum.’”
|